Yeni diller inşa etmenin merakı bu uğraşın merkezinde. Bu sessizlik, yeni diller özelinde kendini sunabilir ancak. Mahmut Aksoy yarattığı dil ile taşranın, sokağın öznel yapısını deneyerek yanılıyor ve deneyerek yanılıyor; gün sonunda, deneyimlerin toplamında nesnel bir yapı inşa ediyor. Taşlaşan ve taşıtlaşan bu deneyimler abidesi, varlığını okuyucuya sunuyor, varlığıyla okuyucunun taze algısında “zaten hep buradaydım, zaten hep bu tonda oluşuyordum” hissi yaratıyor. Açıklayıcı, açılımlara meyilli ve iştah arttırıcı bu dil… Dil yeni, ama aynı dil, sanki ezeli ve ebedi sabitlik merakı taşıyor.